<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>        <rss version="2.0"
             xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
             xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
             xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
             xmlns:admin="http://webns.net/mvcb/"
             xmlns:rdf="http://www.w3.org/1999/02/22-rdf-syntax-ns#"
             xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
        <channel>
            <title>
									Ilgaz Yuvasaray Köyü Forum - Son konular				            </title>
            <link>https://yuvasaray.net/forum/</link>
            <description>Ilgaz Yuvasaray Köyü Tartışma Forumu</description>
            <language>tr</language>
            <lastBuildDate>Thu, 17 Sep 2026 21:48:15 +0000</lastBuildDate>
            <generator>wpForo</generator>
            <ttl>60</ttl>
							                    <item>
                        <title>KEHF SURESİ NEDEN NAZİL OLDU?</title>
                        <link>https://yuvasaray.net/forum/dini-kissalar-dini-hikayeler/kehf-suresi-neden-nazil-oldu/</link>
                        <pubDate>Wed, 16 Sep 2026 06:45:22 +0000</pubDate>
                        <description><![CDATA[KEHF SURESİ NEDEN NAZİL OLDU?
Müslümanların sayısının çoğalması üzerine müşrikler, Resulullah&#039;ın peygamber olup olmadığını araştırmak için Nadr b. Hâris ile Utbe b. Muayt&#039;ı Medine&#039;deki Yahu...]]></description>
                        <content:encoded><![CDATA[<p><strong>KEHF SURESİ NEDEN NAZİL OLDU?</strong></p>
<p>Müslümanların sayısının çoğalması üzerine müşrikler, Resulullah'ın peygamber olup olmadığını araştırmak için Nadr b. Hâris ile Utbe b. Muayt'ı Medine'deki Yahudi âlimlerine gönderip kendilerine şu talimatı vermişlerdi: "Muhammed'in durumunu onlara sorun, vasıflarını ve söylediklerini anlatın; onlar kitap ehlidir, peygamberler hakkında bizim bilmediklerimizi bilirler."<br /><br />Bu iki adam, Medine'ye giderek meseleyi Yahudi âlimlerine anlattılar. Onlar da, "Muhammed'e, geçmiş zamanlarda mağaraya sığınmış gençleri; dünyanın doğusunu ve batısını dolaşmış olan adamı; rûhun ne olduğunu sorun; eğer bunları size bildirirse o bir peygamberdir, ona uyun; aksi takdirde bir falcıdır, ona istediğinizi yapabilirsiniz" dediler.<br /><br />Bu hadiseden sonra ayeti kerime nazil oldu.</p>]]></content:encoded>
						                            <category domain="https://yuvasaray.net/forum/"></category>                        <dc:creator>Merve</dc:creator>
                        <guid isPermaLink="true">https://yuvasaray.net/forum/dini-kissalar-dini-hikayeler/kehf-suresi-neden-nazil-oldu/</guid>
                    </item>
				                    <item>
                        <title>Minik Sincap Tarçın ve Bereketli Fındıklar Masalı</title>
                        <link>https://yuvasaray.net/forum/cocuklara-egitim-konusunda-hikaye-ve-masallari/minik-sincap-tarcin-ve-bereketli-findiklar-masali/</link>
                        <pubDate>Wed, 16 Sep 2026 06:20:32 +0000</pubDate>
                        <description><![CDATA[Minik Sincap Tarçın ve Bereketli Fındıklar Masalı
&nbsp;
Bir varmış, bir yokmuş. Rengarenk çiçeklerin açtığı çok güzel bir ormanda, Tarçın adında pofuduk kuyruklu minik bir sincap yaşarmış...]]></description>
                        <content:encoded><![CDATA[<h1 class="gb-headline gb-headline-56c7eb13 gb-headline-text">Minik Sincap Tarçın ve Bereketli Fındıklar Masalı</h1>
<p>&nbsp;</p>
<p class="wp-block-paragraph">Bir varmış, bir yokmuş. Rengarenk çiçeklerin açtığı çok güzel bir ormanda, Tarçın adında pofuduk kuyruklu minik bir sincap yaşarmış.</p>
<p class="wp-block-paragraph">Kış yaklaşırken Tarçın, yuvasına kocaman bir dağ gibi ceviz ve fındık toplamış. Ama Tarçın’ın küçük bir korkusu varmış. Kendi kendine hep, “Ya bu yiyecekler bana yetmezse? Ya kışın aç kalırsam?” dermiş. Bu yüzden yiyeceklerini hiç kimseyle paylaşmak istemiyormuş.</p>
<p class="wp-block-paragraph">Bir sabah ormana lapa lapa kar yağmış. Tarçın sıcacık yuvasında otururken kapısı çalınmış: Tık, tık, tık!</p>
<p class="wp-block-paragraph">Kapıyı açtığında, soğuktan titreyen minik kuş Cikcik’i görmüş. Cikcik, “Tarçın, kardan dolayı yiyecek bulamadım. Benimle bir tane fındığını paylaşır mısın?” diye sormuş. Tarçın tam “Hayır” diyecekken, ormanın en akıllısı Bilge Baykuş yanlarına uçmuş ve sevgiyle şöyle demiş: “Güzel Tarçın… Ormandaki tüm yiyecekleri bize veren Yüce Allah’tır. Allah, elindekini arkadaşlarıyla paylaşanları çok sever. Paylaşılan yiyecekler hiç eksilmez, aksine içine ‘bereket’ girer ve sevgiyle çoğalır.”</p>
<p class="wp-block-paragraph">Bunu duyan Tarçın, rızkı verenin Allah olduğunu hatırlamış ve içindeki korku hemen uçup gitmiş. Gülümseyerek, “Tabii ki paylaşırım Cikcik, hadi içeri gel!” demiş.</p>
<p class="wp-block-paragraph">İki arkadaş sıcacık yuvada sofraya oturmuşlar. Yemeye başlamadan önce hep birlikte “Bismillah” demişler. En tatlı fındıkları yiyip karınlarını güzelce doyurduktan sonra da kendilerine bu nimetleri veren Allah’a “Elhamdülillah” diyerek şükretmişler.</p>
<p class="wp-block-paragraph">O kış Tarçın, yiyeceklerini ihtiyacı olan tüm arkadaşlarıyla paylaşmış. Bilge Baykuş’un dediği gibi, yiyecekleri hiç tükenmemiş! Çünkü yuvaya cimrilik yerine, sevgi ve Allah’ın bereketi dolmuş. Tarçın da ormanın en mutlu ve en cömert sincabı olmuş.</p>]]></content:encoded>
						                            <category domain="https://yuvasaray.net/forum/"></category>                        <dc:creator>Merve</dc:creator>
                        <guid isPermaLink="true">https://yuvasaray.net/forum/cocuklara-egitim-konusunda-hikaye-ve-masallari/minik-sincap-tarcin-ve-bereketli-findiklar-masali/</guid>
                    </item>
				                    <item>
                        <title>Piç</title>
                        <link>https://yuvasaray.net/forum/etrafinizda-gecen-olaylar/pic/</link>
                        <pubDate>Wed, 31 Jul 2024 08:46:39 +0000</pubDate>
                        <description><![CDATA[PİÇ
&quot;Ömer Seyfettin asker bir yazardır, İstiklal savaşında birçok cephede savaşmıştır. Filistin cephesinde olan hatırasını okuyalım:&quot;Almanların yenilmesiyle savaş bitmiş mütareke imzalanmış...]]></description>
                        <content:encoded><![CDATA[<p><strong>PİÇ</strong></p>
<p>"Ömer Seyfettin asker bir yazardır, İstiklal savaşında birçok cephede savaşmıştır. Filistin cephesinde olan hatırasını okuyalım:<br /><br />"Almanların yenilmesiyle savaş bitmiş mütareke imzalanmıştı Filistin’den çekiliyorduk bir kaç arkadaş subayla karşı tarafın subaylarıyla çekilme işlerini görüşmek için görüşmeye gittik. Karşı tarafta Fransız üniformalı bir subay bana sık sık bakıyor gözünü benden ayırmıyordu. Ben buna bir mana veremiyordum.<br /><br /><br />Fransız subay yerinden kalkıp bana doğru geldi ve nasılsın Ömer Seyfettin dedi. Beni nerden tanıyorsun ben bir yüzbaşıyım öyle tanınacak kadar üst düzey bir kumandan değilim dedim.<br /><br />Ömer ben seninle İstanbul da askerî lisede beraber okudum ben falancayım deyince hayretler içinde baktım hatırladım. Hep dini Kur'an-ı eleştiren Osmanlıyı devamlı kötüleyen vatan bayrak sevgisi olmayan bir öğrenci idi amma yine de Fransız subayı olması normal değildi.<br />Peki, nasıl böyle oldun dedim.<br /><br />Dedi ki: Ne zaman bir savaş olsa Türkler galip gelse içimde üzüntü oluyordu. Türkler kaybetse zarar görse içimde bir sevinç oluyordu, çoğu zaman kendimi ayıplıyor neden böyleyim diyordum. Bir gün Anneme ısrarla bunun sebebini sordum.<br /><br />- Dayanamayacağım anlatayım dedi. İstanbul hastanesinde görevli bir Fransız doktor vardı hastaneye gidip gelirken onunla birlikte oldum ve sen o Fransız doktorun oğlusun babanın bundan haberi olmadı, şimdi sen öğrendin dedi.<br /><br />Zaten babam zannettiğim çoktan ölmüştü. O hastaneye gittim şu tarihte burada çalışmış şimdi Fransa’ya dönmüş olan şu isimli doktorun adresi var mı dedim, adresi verdiler. Fransa’ya gittim babamı buldum. Olanları, Annemin sözlerini söyledim. Her şeyi unutmadım, anneni gerçekten sevmiştim dedi ve beni kabul edip nüfusuna yazdırdı. Fransız okullarında eğitimimi tamamladım ve gördüğün gibi bir Fransız subayı olarak karşındayım Ömer Seyfettin dedi.<br /><br /><strong><em>Şimdi ben milletini bayrağını dinini eleştirenleri gördükçe acaba onlar da böyle piç mi diye düşünüyorum.???</em></strong><br /><br />Ömer Seyfettin</p>
<div id="wpfa-16394" class="wpforo-attached-file"><a class="wpforo-default-attachment" href="//yuvasaray.net/wp-content/uploads/wpforo/default_attachments/1722415599-OmerSeyfettin.jpg" target="_blank" title="Omer.Seyfettin.jpg"><i class="fas fa-paperclip"></i>&nbsp;Omer.Seyfettin.jpg</a></div>]]></content:encoded>
						                            <category domain="https://yuvasaray.net/forum/"></category>                        <dc:creator>Kamil Bekci</dc:creator>
                        <guid isPermaLink="true">https://yuvasaray.net/forum/etrafinizda-gecen-olaylar/pic/</guid>
                    </item>
				                    <item>
                        <title>&quot;ÜSKÜDAR MARMARAY&#039;DA BEKLİYORUM!&quot;</title>
                        <link>https://yuvasaray.net/forum/etrafinizda-gecen-olaylar/uskudar-marmarayda-bekliyorum/</link>
                        <pubDate>Wed, 31 Jul 2024 05:08:56 +0000</pubDate>
                        <description><![CDATA[Tam metroya bineceğim, bir tane yaşlı amca makinenin önünde panik yapmış dolduramıyor kartı. Arkasında birkaç tane genç birikmiş bağırıyor amcaya &quot;-hadi be n’apıyosun, flört mü ediyosun maki...]]></description>
                        <content:encoded><![CDATA[<p>Tam metroya bineceğim, bir tane yaşlı amca makinenin önünde panik yapmış dolduramıyor kartı. Arkasında birkaç tane genç birikmiş bağırıyor amcaya "-hadi be n’apıyosun, flört mü ediyosun makinayla"</p>
<p>Tabi bunu duyunca delirdim. N’apıyosunuz ya dedim gittim amcaya yardım ediyorum, Canım amcam sen ne istiyorsun dedim, kartım yok dedi, doldurduk kartını dedim, al istediğin yere git bununla, hatta sen başvuru yap senin yaşına ücretsiz ulaşım dedim.</p>
<p>Neyse ben de doldurdum kendi kartımı metroya geldim. Baktım amca orada bekliyor hala, ne oldu dedim. Yavrum adres soracaktım beni azarlarlar diye soramadım, seni bekledim dedi. Olur mu öyle şey amcam dedim, peki nereye gidecektin sen dedim. Üsküdar Marmaray dedi. Amca Kirazlıdayız, karşı tarafta o. Nasıl buraya geldin uzak dedim. Kafasını eğdi, dur dedim anlattım ona. Burdan Yenikapıya git, ordan sarı çizgiyi takip et, Marmaraya bin, ordan 2 durak sonra Üsküdar Marmaraydasın dedim..</p>
<p>Baktım amca mahzun mahzun bakıyor, anlamamış durumu, tamam dedim amca gel gidiyoruz. Atladık metroya gidiyoruz Üsküdara doğru, yolumuz var da var. Muhabbet olsun diye dedim “amca sen nerelisin”. Malatya dedi. Var mı kayısı bahçesi filan dedim, dedi ki yavrum ben emekli ağır ceza hakimiyim. Vayy be dedim içimden. Onlarca kişiye müebbet dağıt, 40 yıl, 50 yıl hapis ver, sonra gel metroda kartı şaşır, ey insanoğlu...</p>
<p>Sonra, amca dedim Malatya'dan İstanbul'a neyle geldin dedim, uçakla mı otobüsle mi? Amca dedi ki, hatırlamıyorum...</p>
<p>Dedim amca valizler nerede? 3 yaşındaki çocuk gibi yüzüme baktı nerede? dedi....</p>
<p>O an anladım amca demans hastası, yani kişisel tarihini unutmak, kendi geçmişini silmek. Peki amca nereye dedim, "OĞLUM BENİ, ÜSKÜDAR MARMARAY’DA BEKLİYOR" Dedi.</p>
<p>Neyse dedim telefon nerede dedim.. Nerede dedi, dedim iş sıkıntı, neyse indik Üsküdar Marmaraya. Oturduk bekliyoruz gelen giden yok, dedim amca kimliği ver. Baktım adına soyadına, sonra bir tanıdığı aradım. Dedim böyle böyle kimdir bu yakını vs bir numara bulur musun? Sağolsun yardımcı oldu. Harbiden Malatyalıymış, kızının numarası geldi, aradım dedim gece gece rahatsız ettim ama...</p>
<p>Daha lafımı bitirmeden Üsküdar Marmarayda mısınız dedi evet dedim şaşırdım tabi. Dedi ki size eniştenin numarasını vericem onu arayın, aldım numarayı aradım enişteyi, dedim gece gece rahatsız ediyorum ama...</p>
<p>O da hemen Üsküdar Marmaray'da mısınız dedi, evet dedim. Ya herkes biliyor acaba ben mi bilmiyorum niye buradayız derken, neyse enişte geldi birazdan.</p>
<p>Gelir gelmez sarıldı bana, ben başladım azarlamaya demans hastası bu adam niye tek başına salıyorsunuz dışarı. 3 yaşında birini salmakla aynı şey! Kim o oğlu da burada bekliyorum diyor amca?</p>
<p>- Abi demans hastası, evet geçmişindeki hiçbir şeyi hatırlamıyor, doğru. Ama oğlu polisti. 3 yıl önce şehit oldu!</p>
<p>Ve oğluyla son telefon görüşmesinde "BABA ÜSKÜDAR MARMARAY'DA SENİ BEKLİYORUM" demişti...</p>
<p>Her şeyi unuttu, onu unutmuyor, arada evden kaçıp buraya geliyor. Dizlerimin bağı çözüldü. Kaldım öylece, neyse onlar gitti kafamda cümleler dolaşıyor.</p>
<p>Belki dedim oğlu gerçekten de oraya geliyor ama biz göremiyoruz. Sonra konu üzerinde daha sonra düşündüm. Demans hastalığı bizim de hastalığımız, toplum olarak geçmişimizi unuttuk sağa sola savruluyoruz nereye gittiğimizi bilmeden. Kim olduğumuzu unuttuk... Nereye gideceğimizi de unuttuk...</p>
<p>Alıntı</p>]]></content:encoded>
						                            <category domain="https://yuvasaray.net/forum/"></category>                        <dc:creator>Kamil Bekci</dc:creator>
                        <guid isPermaLink="true">https://yuvasaray.net/forum/etrafinizda-gecen-olaylar/uskudar-marmarayda-bekliyorum/</guid>
                    </item>
				                    <item>
                        <title>Abdürrahim Karakoç</title>
                        <link>https://yuvasaray.net/forum/sairlerimizin-hayatini-burada-paylasabilirsiniz/abdurrahim-karakoc/</link>
                        <pubDate>Sun, 26 Nov 2023 09:53:45 +0000</pubDate>
                        <description><![CDATA[ABDURRAHİM KARAKOÇ (Doğum: 1932 - Ölüm: 2012)
Cumhuriyet Dönemi Türk Halk şiirinin en güçlü şairlerinden biri olan Abdurrahim Karakoç, 7 Nisan 1932 tarihinde Kahraman­maraş&#039;ın Elbistan ilçe...]]></description>
                        <content:encoded><![CDATA[<p><strong>ABDURRAHİM KARAKOÇ (Doğum: 1932 - Ölüm: 2012)</strong></p>
<p>Cumhuriyet Dönemi Türk Halk şiirinin en güçlü şairlerinden biri olan Abdurrahim Karakoç, 7 Nisan 1932 tarihinde Kahraman­maraş'ın Elbistan ilçesinin Celâ köyünde -şimdiki adıyla Ekinözü ilçesinde - doğdu. İlkokulu köyünde okudu ve dört yılda bitirdi. Daha sonra okula gitmedi fakat çok kitap okuyarak kendini yetiştirdi.</p>
<p>1984 yılında sanat hayatını sürdürmek ve çocuklarım okutmak için Ankara'ya taşındı. Yazılarında ülke ve dünya gündemine ait sosyal, kültürel, sanatsal ve siyasî konularla ilgili düşüncelerini eleştirel bir üslupla kaleme aldı. Abdurrahim Karakoç'un edebiyatla ilgisi daha ilkokul yıllarında dedesinin ve babasının şiirlerim okuyup dinlemekle başladı. O, babasından Köroğlu destanım, Kerem ile Aslı hikâyesini; Yunus'un, Karacaoğlan'ın, Dadaloğlu'nun ve Seyrani'nin şiirlerini dinleyerek, ezberleyerek yetişti. Karakoç'un yayınlanan ilk şiiri bir taşlama olup bu şiir 1950 yılında Elbistan Kaymakamlığının çıkardığı "Engizek" dergisinde yayınlandı.</p>
<p><a class="wpforo-default-attachment" title="images.jpg" href="//yuvasaray.net/wp-content/uploads/wpforo/default_attachments/1700992425-images.jpg" target="_blank" rel="noopener"> images.jpg</a></p>
<p>Şiirleriyle çağdaşı olan şairleri etkilemiş olan Karakoç'un 100'ün üzerinde bestelenmiş şiiri vardır. Bunlardan Musa Eroğlu tarafından bestelenen "Mihriban", "Unutursun Mihriban'ım", "Omuzumda Sevda Yükü", Bayram Bilge Tokel tarafından bestelenen "Dağ ile Sohbet", Ekrem Çelebi tarafından bestelenen "Sultanım" adlı şiirler Türk Halk müziğimize taze bir kan kazandırmıştır.</p>
<p>Abdurrahim Karakoç'un şiir türündeki ilk eseri Hasan'a Mektuplar adıyla 1965 yılında yayınlandı. Diğer eserleri şunlardır: El Kulakta (1969), Vur Emri (1973), Kan Yazısı (1978), Suları Islatamadım (1983), Dosta Doğru (1984), Beşinci Mevsim (1985), Gökçekimi (1991), Akıl Karaya Vurdu, (1994), Yasaklı Rüyalar (2000), Gerdanlık -1 (2000), Parmak İzi (2002), Gerdanlık-II (2002), Gerdanlık III (2005)</p>
<p>Nesir türündeki düşünce, sohbet, mektup ve röportaj türündeki yazılan da Düşünce Yazılan (1990) ve Çobandan Mektuplar (1997) adlı kitaplarında topladı. Abdurrahim Karakoç, 07 Haziran 2012 tarihinde Ankara'da vefat etti. Allah rahmet eylesin.</p>
<div id="wpfa-14747" class="wpforo-attached-file"><a class="wpforo-default-attachment" title="images.jpg" href="//yuvasaray.net/wp-content/uploads/wpforo/default_attachments/1700992425-images.jpg" target="_blank" rel="noopener"><i class="fas fa-paperclip"></i> images.jpg</a></div>]]></content:encoded>
						                            <category domain="https://yuvasaray.net/forum/"></category>                        <dc:creator>Kamil Bekci</dc:creator>
                        <guid isPermaLink="true">https://yuvasaray.net/forum/sairlerimizin-hayatini-burada-paylasabilirsiniz/abdurrahim-karakoc/</guid>
                    </item>
				                    <item>
                        <title>Çarpık Çağ</title>
                        <link>https://yuvasaray.net/forum/2e068e3ef8d3c687821d16fd024fbd59/carpik-cag/</link>
                        <pubDate>Sun, 26 Nov 2023 09:45:30 +0000</pubDate>
                        <description><![CDATA[Çarpık Çağ
Doğru mu, yanlış mı karar sizlerinBiz aklın durduğu çağda yaşadık&#039;Ben dinsizim! &#039; diyen beyinsizlerinDin dersi verdiği çağda yaşadık.Çabuk pişsin diye zorbanın aşıAyıran olmadı k...]]></description>
                        <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size: 12pt"><strong>Çarpık Çağ</strong></span></p>
<p><br /><span style="font-size: 12pt">Doğru mu, yanlış mı karar sizlerin</span><br /><span style="font-size: 12pt">Biz aklın durduğu çağda yaşadık</span><br /><span style="font-size: 12pt">'Ben dinsizim! ' diyen beyinsizlerin</span><br /><span style="font-size: 12pt">Din dersi verdiği çağda yaşadık.</span><br /><br /><span style="font-size: 12pt">Çabuk pişsin diye zorbanın aşı</span><br /><span style="font-size: 12pt">Ayıran olmadı kurudan yaşı</span><br /><span style="font-size: 12pt">Keçinin kaplana her adım başı</span><br /><span style="font-size: 12pt">Kırk tuzak kurduğu çağda yaşadık.</span><br /><br /><span style="font-size: 12pt">Baylar çalım sattı, bayanlar etin</span><br /><span style="font-size: 12pt">Ar duvarı çürük, darbeler çetin.</span><br /><span style="font-size: 12pt">Modern putçuluğun, şirkin, zilletin</span><br /><span style="font-size: 12pt">Kemale erdiği çağda yaşadık.</span><br /><br /><span style="font-size: 12pt">Bazen kör kilitler vuruldu dile</span><br /><span style="font-size: 12pt">Bazen armağanlar kazandı hile</span><br /><span style="font-size: 12pt">Homo'nun,komo'nun, deyyusun bile</span><br /><span style="font-size: 12pt">İtibar gördüğü çağda yaşadık.</span><br /><br /><span style="font-size: 12pt">Yabancısı olduk ilin, obanın</span><br /><span style="font-size: 12pt">Müdür ekmeğini çaldı çobanın</span><br /><span style="font-size: 12pt">Resmi dairede devlet babanın</span><br /><span style="font-size: 12pt">İpe un serdiği çağda yaşadık.</span><br /><br /><span style="font-size: 12pt">Önümüz çileydi, arkamız cefa</span><br /><span style="font-size: 12pt">Bir gün semtimize basmadı sefa</span><br /><span style="font-size: 12pt">Mürşidin, müridin günde beş defa</span><br /><span style="font-size: 12pt">Günaha girdiği çağda yaşadık.</span><br /><br /><span style="font-size: 12pt">Kimi hak adalet gördü düşünde</span><br /><span style="font-size: 12pt">Kimi devlet kuşu buldu başında</span><br /><span style="font-size: 12pt">Vatanseverlerin vatan dışında</span><br /><span style="font-size: 12pt">Hasretlik sürdüğü çağda yaşadık.</span><br /><br /><span style="font-size: 12pt">Göz yumup izine düştük batı'nın</span><br /><span style="font-size: 12pt">Tuttuk kuyruğundan haçlı atının</span><br /><span style="font-size: 12pt">Pamuk yumağının, tüyün, tütünün</span><br /><span style="font-size: 12pt">Nice baş yardığı çağda yaşadık.</span><br /><br /><span style="font-size: 12pt">Neler yıkmadık ki son olsun diye</span><br /><span style="font-size: 12pt">Harcadık günleri gün olsun diye</span><br /><span style="font-size: 12pt">Asker kaçağının şan olsun diye</span><br /><span style="font-size: 12pt">Askeri vurduğu çağda yaşadık.</span><br /><br /><span style="font-size: 12pt">Dilendik, savurduk Doları, Markı</span><br /><span style="font-size: 12pt">Döndükçe aşındı düzenin çarkı</span><br /><span style="font-size: 12pt">Şalvarı, kasketi, gömleği, börkü</span><br /><span style="font-size: 12pt">İhtiras sardığı çağda yaşadık.</span><br /><br /><span style="font-size: 12pt">Kimi vurgun vurdu döndü köşeyi</span><br /><span style="font-size: 12pt">Kimi yalamakla doydu şişeyi</span><br /><span style="font-size: 12pt">Kiminin ateşi, külü, maşayı</span><br /><span style="font-size: 12pt">Ekmeğe dürdüğü çağda yaşadık.</span><br /><br /><span style="font-size: 12pt">Kılavuzluk yaptı körü beylerin</span><br /><span style="font-size: 12pt">Seçimde sağılan sürü, beylerin</span><br /><span style="font-size: 12pt">Morgtaki ölüden diri beylerin</span><br /><span style="font-size: 12pt">Hâl-hatır sorduğu çağda yaşadık.</span><br /><br /><span style="font-size: 12pt">Atladık bir çağdan bir diğerine</span><br /><span style="font-size: 12pt">Çıktık zirvelere, daldık derine</span><br /><span style="font-size: 12pt">'Çağdaş bayanlar'ın cins beylerine</span><br /><span style="font-size: 12pt">Çuvallar ördüğü çağda yaşadık.</span><br /><br /><span style="font-size: 12pt">Biri yola çıkmaz dayı bulmadan</span><br /><span style="font-size: 12pt">Biri balık avlar suyu bulmadan</span><br /><span style="font-size: 12pt">Birinin haftayı, ay'ı bulmadan</span><br /><span style="font-size: 12pt">Milyarlar derdiği çağda yaşadık.</span><br /><br /><span style="font-size: 12pt">Baş örtüsü yasak,Türk olmak günah</span><br /><span style="font-size: 12pt">Sabır ver, sabır ver ey gadir Allah!</span><br /><span style="font-size: 12pt">Bulaşık basının her gün, her sabah</span><br /><span style="font-size: 12pt">İslâm'ı Yerdiği çağda yaşadık.</span><br /><br /><span style="font-size: 12pt">Zorbaya rüşvettir 'nurol-çok yaşa'</span><br /><span style="font-size: 12pt">Mâbutlar, kıbleler değişti hâşâ</span><br /><span style="font-size: 12pt">İnsanın kâğıda, demire, taşa</span><br /><span style="font-size: 12pt">Secdeye vardığı çağda yaşadık.</span><br /><br /><span style="font-size: 12pt">Görün hâlimizi biz insanların</span><br /><span style="font-size: 12pt">Tutsağı olmuşuz suizanların</span><br /><span style="font-size: 12pt">Her zaman her yerde müslümanların</span><br /><span style="font-size: 12pt">Müslüman kırdığı çağda yaşadık.</span></p>
<p><em><strong>Abdürrahim Karakoç</strong></em></p>]]></content:encoded>
						                            <category domain="https://yuvasaray.net/forum/"></category>                        <dc:creator>Kamil Bekci</dc:creator>
                        <guid isPermaLink="true">https://yuvasaray.net/forum/2e068e3ef8d3c687821d16fd024fbd59/carpik-cag/</guid>
                    </item>
				                    <item>
                        <title>Hicri Yıl: 1 Muharrem 1442 - 20 Ağustos 2020 Perşembe</title>
                        <link>https://yuvasaray.net/forum/dini-konulari-burada-paylasabilirsiniz/hicri-yil-1-muharrem-1442-2020-persembe/</link>
                        <pubDate>Wed, 19 Aug 2020 19:42:39 +0000</pubDate>
                        <description><![CDATA[1 Muharrem 1442 - 2020 perşembe
Hicri Yılımız; Memleketimize ve islam âleminin kurtuluşuna insanlığın hidayetine vesile olması dileğiyle.
Hicri yıl ve takvim nedir?
Hicrî takvim; Müslüman...]]></description>
                        <content:encoded><![CDATA[<p><strong>1 Muharrem 1442 - 2020 perşembe</strong></p>
<p><span>Hicri Yılımız; Memleketimize ve islam âleminin kurtuluşuna insanlığın hidayetine vesile olması dileğiyle.</span></p>
<p><span style="font-size: 12pt"><strong>Hicri yıl ve takvim nedir?</strong></span></p>
<p>Hicrî<span> takvim; Müslümanların takvimi, 1 </span>yılı<span> 354 ya da 355 gün olan ve 12 kameri aydan oluşan, Hz. Muhammed'in (sas) Mekke'den Medine'ye hicretini başlangıç </span>yılı<span> (1. </span>yıl<span>) kabul eden ve Ay'ın Dünya çevresinde dolanımını esas alan bir takvim sistemidir.</span></p>]]></content:encoded>
						                            <category domain="https://yuvasaray.net/forum/"></category>                        <dc:creator>Kamil Bekci</dc:creator>
                        <guid isPermaLink="true">https://yuvasaray.net/forum/dini-konulari-burada-paylasabilirsiniz/hicri-yil-1-muharrem-1442-2020-persembe/</guid>
                    </item>
				                    <item>
                        <title>Yoksul Ayakkabıcı</title>
                        <link>https://yuvasaray.net/forum/cocuklara-egitim-konusunda-hikaye-ve-masallari/yoksul-ayakkabici/</link>
                        <pubDate>Sat, 06 Jun 2020 12:39:26 +0000</pubDate>
                        <description><![CDATA[Yoksul Ayakkabıcı
&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;Uzak &uuml;lkelerden birinde yoksul bir kunduracı ve karısı yaşarmış. Kunduracı &ccedil;ok iyi kalpliymiş. Fakat yaşlandığı i&ccedil;in. Eskisi ...]]></description>
                        <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Yoksul Ayakkabıcı</strong></p>
<p><br />&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;Uzak &uuml;lkelerden birinde yoksul bir kunduracı ve karısı yaşarmış. Kunduracı &ccedil;ok iyi kalpliymiş. Fakat yaşlandığı i&ccedil;in. Eskisi gibi &ccedil;alışamıyormuş. Kazandıkları parayla ancak karınlarını doyurabiliyorlarmış. Elindeki son parayla bir par&ccedil;a deri almış. Akşam olduğu i&ccedil;in yapacağı ayakkabının derisini tezg&acirc;hın &uuml;zerine bırakmış. Yatmaya gitmiş.</p>
<p>&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;Ertesi sabah her zamanki gibi erkenden kalkmış. Tezg&acirc;hın &uuml;zerine bakınca &ccedil;ok şaşırmış. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; orada bir &ccedil;ift g&uuml;zel ayakkabı duruyormuş. <br />Ayakkabılar o kadar g&uuml;zelmiş ki, &ccedil;ok zengin biri onları satın almış. Yaşlı kunduracı kazandığı parayla iki &ccedil;ift ayakkabı yapacak deri almış. Derileri yine tezg&acirc;hın &uuml;zerinde bırakıp yatmış. Uyandığında iki &ccedil;ift ayakkabı bulmuş.<br /><br />&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;D&uuml;kk&acirc;na gelen m&uuml;şteriler ayakkabıları &ccedil;ok beğenmişler. Bol bol para verip satın almışlar. Kazandığı parayla bu sefer d&ouml;rt ayakkabılık deri satın almış. Sabah kalktığında ayakkabılar hazırmış.<br /><br />G&uuml;nler b&ouml;yle ge&ccedil;ip gitmiş. Yaşlı kunduracı zengin olmuş. Ama onlara bu iyiliği kimin yaptığını &ccedil;ok merak ediyormuş.<br /><br />Bir g&uuml;n karısına:<br /><br />&ndash; Bize kimin yardım ettiğini &ccedil;ok merak ediyorum, demiş. Onlara teşekk&uuml;r etmek istiyorum.<br /><br />&ndash; Ozaman bu gece saklanalım. Gece olunca da gizlice bize kimin yardım ettiğini g&ouml;relim, demiş karısı. O gece yine tezg&acirc;hın &uuml;zerine derileri bırakmışlar. Sessizce beklemeye başlamışlar. Gece yarısı olunca kapı a&ccedil;ılmış. İ&ccedil;eriye iki minik adam girmiş. Tezg&acirc;hın yanına gelerek derilerden ayakkabı yapmışlar. Sabaha karşı da işlerini bitirip gitmişler.<br /><br />Yaşlı karı koca şaşkınlıkla onları izlemişler. Onlara nasıl teşekk&uuml;r edeceklerini d&uuml;ş&uuml;nm&uuml;şler. Sonunda birer kıyafet dikmeye karar vermişler. Bir iki gece sonra da diktikleri kıyafetleri tezg&acirc;hın &uuml;zerine koymuşlar. Saklanıp minik adamların gelmesini beklemişler. Az sonra kapı &ccedil;alınmış. C&uuml;celer kıyafetleri g&ouml;r&uuml;p mutlu olmuşlar. Hoplaya zıplaya gitmişler. Ama bir daha da gelmemişler.<br /><br />Kunduracı ve karısı iki minik adama teşekk&uuml;r ettiklerini d&uuml;ş&uuml;n&uuml;p mutlu olmuşlar. Onları hi&ccedil; unutmamışlar.<br /><br /></p>
<p><span style="font-size: 14pt"><strong>Bu&nbsp;masalda neler &ouml;ğrendik hatırlayalım.</strong></span><br /><br /></p>
<p><strong>1- Kunduracı nasıl biriymiş?</strong><br /><br />a) &Ccedil;ok konuşan<br /><br />b) &Ccedil;ok gezen<br /><br />c) &Ccedil;ok iyi kalpli biriymiş.<br /><br /><strong>2- Kunduracıya kim yardım ediyormuş?</strong><br /><br />a) Civcivler<br /><br />b) İki minik adam<br /><br />c) Arkadaşları<br /><br /><strong>3- Kunduracı ve karısı iki minik adama nasıl teşekk&uuml;r etmiş?</strong><br /><br />a) Onlara birer kıyafet dikmişler.<br /><br />b) Bir kağıda&ldquo;Teşekk&uuml;r ederiz&rdquo; yazmışlar.<br /><br />c) Bir kutu şeker vermişler.</p>]]></content:encoded>
						                            <category domain="https://yuvasaray.net/forum/"></category>                        <dc:creator>Kamil Bekci</dc:creator>
                        <guid isPermaLink="true">https://yuvasaray.net/forum/cocuklara-egitim-konusunda-hikaye-ve-masallari/yoksul-ayakkabici/</guid>
                    </item>
				                    <item>
                        <title>Terbiye de çizgiyi korumak</title>
                        <link>https://yuvasaray.net/forum/anne-ve-babalarimiz-ile-ilgili-yazabilirsiniz/terbiye-de-cizgiyi-korumak/</link>
                        <pubDate>Thu, 28 May 2020 07:12:17 +0000</pubDate>
                        <description><![CDATA[TERBİYEDE OLUMLU**&Ccedil;İZGİYİ KORUMAK*G&uuml;n g&ouml;rm&uuml;ş birinden dinledim:&ldquo;&mdash; Annem bana namaz kılmamı s&ouml;ylediği zaman dua ederek s&ouml;ylerdi:&mdash;Kalk namaz k...]]></description>
                        <content:encoded><![CDATA[<p>TERBİYEDE OLUMLU*<br />*&Ccedil;İZGİYİ KORUMAK*<br /><br />G&uuml;n g&ouml;rm&uuml;ş birinden dinledim:<br />&ldquo;&mdash; Annem bana namaz kılmamı s&ouml;ylediği zaman dua ederek s&ouml;ylerdi:<br />&mdash;Kalk namaz kıl, Allah sana ikram etsin m&uuml;kafatlandırsın..<br />&mdash;Kalk namaz kıl, Allah seni namazın tadından, lezzetinden mahrum etmesin..<br />&mdash;Kalk namaz kıl, Allah seni muvaffak etsin..<br />Ve ben b&ouml;ylelikle namazı sevdim, hatta annemin bana dua ettiğini duymak i&ccedil;in namazı beklerdim...<br />K&uuml;&ccedil;&uuml;kl&uuml;ğ&uuml;mden beri annemi namaz kılarken g&ouml;r&uuml;rd&uuml;m. Anacığım her namazın sonunda duyulur bir sesle Allah&rsquo;a dua ederdi:<br />&mdash;Allah&rsquo;ım, oğlumu severek-hoşlanarak lezzet alarak namaz kılanlardan eyle...<br />&mdash;Allah&rsquo;ım namazı, oğlumun g&ouml;z&uuml;n&uuml;n nuru kıl..<br />Yıllar ge&ccedil;ti, ben koca adam oldum , Anacığım hala b&ouml;ylece dua eder :)<br />B&ouml;ylece ben kendimi namazı severken buldum ve hayatımın en g&uuml;zel anları, Rabbimin huzurunda durduğum anlar oldu...<br />Şunu &ouml;nemli g&ouml;r&uuml;yorum:<br />Tek başına &ldquo;Namaz kıl!&rdquo; demek yeterli değil. Bunu derken, yani namazla emrederken, yanında bir de sebep belirtilmeli, tıpkı Allah azze ve celle&rsquo;nin Adem ve Havva&rsquo;ya (as)derken yaptığı gibi: &ldquo;Bu ağaca yaklaşmayın, yoksa zalimlerden olursunuz!&rdquo;<br />Bizler de &ccedil;ocuklarımıza s&ouml;ylerken aynı us&ucirc;l&uuml; kullanmalıyız :<br />&mdash;Namaz kıl ki, Allah senden razı olsun!<br />&mdash;Namazını huş&ucirc;yla kıl ki, Allah kabul etsin...<br />&mdash;Abdestini g&uuml;zelce al ki, g&uuml;nahların d&ouml;k&uuml;ls&uuml;n..<br />&mdash;İki rekat namaz kıl ki, Allah seni imtihanda başarılı eylesin..<br />Tebess&uuml;m&uuml; y&uuml;z&uuml;nden eksik etmeden sonra &ccedil;ocuğuna de ki:<br />&mdash;Hadi gel namaz kılalım :)<br />Babamın hep şu hali g&ouml;z&uuml;m&uuml;n &ouml;n&uuml;nden gitmez:<br />Babam abdest almak i&ccedil;in kollarını sıvadığında, her namaz vaktinde odamıza uğrar ve tebess&uuml;m ederek derdi ki; &ldquo;Kafir ile m&uuml;&rsquo;min arasındaki fark namazdır.&rdquo;<br />B&ouml;yle b&ouml;yle namaz, benim ayrılmaz bir par&ccedil;am oldu. O kadar ki, namazsız bir hayat benim i&ccedil;in yok h&uuml;km&uuml;nde!..<br />*Her konuda her şeyde olumlu olmak* harikadır.<br />Rabbimiz bizleri ve neslimizi namaz kılanlardan eylesin!</p>]]></content:encoded>
						                            <category domain="https://yuvasaray.net/forum/"></category>                        <dc:creator>Kamil Bekci</dc:creator>
                        <guid isPermaLink="true">https://yuvasaray.net/forum/anne-ve-babalarimiz-ile-ilgili-yazabilirsiniz/terbiye-de-cizgiyi-korumak/</guid>
                    </item>
				                    <item>
                        <title>TEBESSÜMÜNÜZ İÇİN BİR HATIRA</title>
                        <link>https://yuvasaray.net/forum/etrafinizda-gecen-olaylar/tebessumunuz-icin-bir-hatira/</link>
                        <pubDate>Tue, 26 May 2020 17:08:58 +0000</pubDate>
                        <description><![CDATA[TEBESSÜMÜNÜZ İÇİN BİR HATIRABir dönem bir genel müdür yardımcılığı yapmış birisi anlatıyor: - Sene 1965… Bir genel müdürlükte özel kalem müdürü yardımcısıyım.. Bayrama 10 gün var… Benim müdü...]]></description>
                        <content:encoded><![CDATA[<pre style="text-align: justify"><strong>TEBESSÜMÜNÜZ İÇİN BİR HATIRA</strong><br /><br />Bir dönem bir genel müdür yardımcılığı yapmış birisi anlatıyor: <br />- Sene 1965… Bir genel müdürlükte özel kalem müdürü yardımcısıyım.. <br />Bayrama 10 gün var… Benim müdür hastalandı. İşe gireli 2 hafta olmuş, olmamış. Genel Müdür Bey beni çağırttı:<br />- Tebrik kartları hazır mı? Şaşırdım.<br />- Hangi kartlar efendim?<br />- Aman evladım, Şükrü Bey sana söylemedi mi? Bayram geldi, tebrik kartları şimdiye kadar hazır olmalıydı… <br />Tüh tüh… Çabuk hemen hazırlayıverin.<br />- Emredersiniz efendim! Dedim, ancak sabaha kadar 3 bin kartı nasıl yazacağım?<br /><br /><strong>Genel müdür bey, bütün kartları çini mürekkebiyle ve en güzel yazımla yazmamı istedi.</strong> <br /><br />3 bin karttan 2 bin tanesini kendisinden makamca alttakilere şu şekilde yazacaktım: <br />"Bayramını kutlar, gözlerinden öperim"<br /><br />10 tanesi de üst makamdakilere olacaktı ve onlarda da şu ifade yer alacaktı:<br />"Sizin ve eşinizin bayramını saygıyla kutlarken, sıhhatli ve başarılı günler niyaz ederim." <br /><br />Sabaha kadar 3 bin kart, düşünebiliyor musunuz? Çaresiz kolları sıvadım:<br />"Bayramını kutlar, gözlerinden öperim", <br />"Bayramını kutlar, gözlerinden öperim",<br />"Bayramını kutlar, gözlerinden öperim"<br /><br /><strong>1, 5, 10, 18, 28, 58, 108, 188, 558… Yazıyorum, yazıyorum bitmiyor! Nasıl sıkıntı bastı! 738, 918…</strong><br /><br />2,5 paket Samsun'u bu arada bitirmişim. Öyle işkence çekiyorum ki, ekmek parası olmasa bırakıp kaçacağım. <br /><br />Sıra 2000. karta geldiğinde şafak söküyordu. Ben de bitmişim ama önümde hâlâ yığınla kart duruyor!<br /><br />1.000 tane de üst makamlara yazılması gerekenler var. 4. paket sigarayla birlikte, <br />"Sizin ve eşinizin bayramını saygıyla kutlarken, sıhhatli ve başarılı günler niyaz ederim”e başladım. <br /><br />Boyuna yazıyorum, göz kapaklarım iyice ağırlaştı, takoz koysam gene de kapanacak.<br />209, 529, 689.. Yaz babam yaz.. Ama artık kalemi parmaklarımın arasında tutamaz oldum. <br /><br /><strong>Ben kaleme değil, kalem bana hâkim:</strong><br />"Sizin ve eşinizin bayramını saygıyla kutlarken, sıhhatli ve başarılı günler niyaz ederim."<br />"Sizin ve eşinizin bayramını saygıyla kutlarken, sıhhatli ve başarılı günler niyaz ederim.",<br />"Niyaz ederim başarılı günler sizinle eşinizin bayramını kutlarken.."<br />"Kutlarken eşinizin bayramını saygıyla sıhhatli günler diler Niyazi ile beraber ederim.."<br />"Niyazi ile birlikte sizin ve eşinizin bayramını kutlarken ayrıca sıhhatle ederim.."<br />"Önce bayramınızı eder, sonra eşinizle Niyazi'ye başarılı günler dilerim.."<br />"Sizin de eşinizin de Niyazi'nin de bayramını saygıyla eder, sihhat dilerim.."<br />"Sıhhatli eşinizin bayramını saygıyla kutlarken, Niyazi'ye başarılar diler aynı zamanda ederim.."<br />"Bayramınıza etmeden önce eşinizi saygıyla kutlar, Niyazi'nin gözlerinden öperim.."<br />"Sizin de, eşinizin de, Niyazi'nin de, bayramını da, tatilini de, gelmişini de, geçmişini de... Saygıyla ederim.."<br /><br /><strong>Sabah tam mesai saatinde, gözlerim kan çanağı bir halde kartları yetiştirdim..</strong> <br /><br />Genel müdür bir-ikisine şöyle bir baktı: <br />- “Aferin” dedi. "Güzel yazmışsın. Hemen postalayın!" <br />HEMEN POSTALADIK!..<br /><br />3 gün sonra da önce bizim genel müdürü, sonra da bendenizi postaladılar!..</pre>]]></content:encoded>
						                            <category domain="https://yuvasaray.net/forum/"></category>                        <dc:creator>Kamil Bekci</dc:creator>
                        <guid isPermaLink="true">https://yuvasaray.net/forum/etrafinizda-gecen-olaylar/tebessumunuz-icin-bir-hatira/</guid>
                    </item>
							        </channel>
        </rss>
		